Kalemden Sızan Mürekkep Damlaları

Karanlık gecede ruhumu aydınlatan bir masa lambası sahte gün ışığıyla gözümü alıyor. Ramin Djawandi’den “Light of Seven” yankılanıyor kulaklarımda... Bu gece kalemden akan mürekkep daha mı koyudur bilemedim, yoksa karanlık mı kanıyor ruhumun gizli saklı köşelerinden. Kendisine mecali olmayan şu sokak lambaları da beyhude duruyor öylece yol kenarlarında. Pekala ışığı görüyorum!;lâkin sözüm ona aydınlandığını zanneden çukur çukur olmuş üfürükten asfaltı göremiyorum... Hüznün sert çehreli, soğuk esen buzdağlarına çarpıyor bedenim. Şükür ki, aşk sobasında közlediğim sevgi kestaneleriyle deliveriyorum bu zalım kışı. Siz bilmezsiniz, hatta o da bilmez ‘ben aşkta onu buluyorum, onda ise beni’ Sizde gördünüz mü, sürgün veren Elifler sarıyor etrafımı. ‘Umut’ meyveleriyle doyuruyorum ruhumu. Papatya kokulu bulutları başıma yastık diye koydum ve şimdi hiç uyanmamak üzere gözlerimi yumuyorum... Melekler öpsün yüreğinizden... artık uyuyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir